Bayram Fm

Şeytan’ın özellikleri ( Şeytan’ın hileleri )

Şeytan’ın özellikleri ( Şeytan’ın hileleri )
335 views
24 Haziran 2020 - 15:33

Şeytan’ın özellikleri ( Şeytan’ın hileleri )

Şeytan her insanın hayatı boyunca karşılaşacağı
en büyük düşmanıdır.
Düşmandır çünkü, insan yüzünden Allah
Katındaki makamını kaybetmiştir. Yeryüzünde
bulunmasının tek nedeni de insanları saptırmak
için Allah’tan aldığı izindir. Kıyamete kadar,
bu izin doğrultusunda olabildiği kadar çok
insanı cehennem ateşine sürükleyecek, bunu
başarmak için her türlü yolu deneyecektir. Bu
amaçla şeytan, insanları her an gözler, insana
zarar verecek planlar ve oyunlar hazırlar.

Çoğu insan şeytanın ne kadar büyük bir tehlike
olduğunun farkında bile değildir. Şeytan bu
insanların mantığına göre, uzak, hatta hayali bir
varlıktır. Onlara göre yalnızca çok büyük kötülükleri
yapan, vahşi, cani kimseler şeytana uyarlar.
Kendilerini ve kendileri gibi insanları, şeytanla
hiçbir alakası olmayan, temiz kalpli kişiler olarak
görürler. Ancak arada yapılan ufak tefek hatalar
için “şeytana uydum” denir.
Allah insanlara Kur’an da şöyle emretmiştir:
“Gerçek şu ki, şeytan sizin düşmanınızdır, öyleyse
siz de onu düşman edinin.” (Fatır Sûresi, 6)
Şeytanın farkına varmak, onu bir düşman olarak
kavramak insanı kurtuluşa götüren adımlardan
biridir. Bunun için öncelikle şeytanın özelliklerini,
daha sonra da kullandığı taktikleri bilmek gerekir.
Birçok Kuran ayetinde ayrıntılı olarak tarif edilen
özellikleri şöyledir.
Sinsi ve Yalancı Oluşu
Şeytan, insanları doğru yoldan alıkoyabilmek
için öncelikle gerçekleri örter. Bunun en geçerli
yolu ise sinsice yalan söyleyerek insanları

kandırmaktır. Yalan yoluyla, sahte ve boş vaadler
vererek insanları kendi tarafına çekmeye çalışır.
Daha iyi bir hayat, daha çok para ve mal ,hatta
ahirette daha güzel bir konum bile vaad eder.
Ancak yalan söylediğini ve boş vaadlerde
bulunduğunu ahirette kendisi itiraf edecektir:
İş hükme bağlanıp bitince, şeytan der ki:
“İş bitirilince şeytan da diyecek ki: “Şüphesiz
Allah size gerçek olanı söz verdi. Ben de size
söz verdim ama yalancı çıktım. Zaten benim
sizi zorlayacak bir gücüm yoktu. Ben sadece
sizi çağırdım, siz de hemen bana geliverdiniz.
O halde beni kınamayın, kendinizi kınayın. Artık
ben sizi kurtaramam, siz de beni kurtaramazsınız.
Şüphesiz ben, daha önce sizin, beni Allah’a ortak
koşmanızı kabul etmemiştim. Şüphesiz, zalimlere
elem dolu bir azap vardır.” (İbrahim Suresi, 22)
Fakat bu itiraf ancak dünya hayatı sona
erdikten sonra, şeytan ve dostları kıyamet günü
haşredildikleri zaman gerçekleşir. Elbette bu
gerçeği öğrenmek şeytanın dostlarına hiçbir
fayda sağlamaz, hep beraber cehenneme
girerler.

Nankör ve İtaatsiz Oluşu
Şeytan kendisini yoktan var eden ve sahip
olduğu bütün özellikleri veren Allah’a karşı büyük
bir nankörlük içindedir.
“Çünkü saçıp savuranlar şeytanların kardeşleridir.
Şeytan ise Rabbine karşı çok nankörlük etmiştir. “
(İsra Suresi, 27)
Bu nankörlük ve kendini bilmezlik içinde
başkaldırmış ve itaatten çıkmıştır.
İman Edenlere Karşı Çok Zayıf Oluşu
Şeytanın iman edenlere karşı kurduğu tuzaklar
ve hileli düzenler dıştan bakıldığında güçlü gibi
gözükse de bu aslında bir aldanıştır. Çünkü
gerçekte şeytanın hileli düzeni zayıftır ve yıkılmaya
mahkumdur:
İman edenler Allah yolunda savaşırlar; inkar
edenler ise tağut yolunda savaşırlar, öyleyse
şeytanın dostlarıyla savaşın. Hiç şüphesiz,
şeytanın hileli-düzeni pek zayıftır.
“İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. İnkâr
edenler de tâğût yolunda savaşırlar. O halde

siz şeytanın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz
şeytanın hilesi zayıftır.” (Nisa Suresi, 76)
Gücü Ancak Çağırmaya Yeter Oluşu
Şeytanın insan üzerinde zorlayıcı bir gücü yoktur.
O yalnızca insanları davet eder. Bu davete
uyan insanın kendisidir. Yani insan bir vicdansızlık
yaptığında, bunun sorumluluğunu şeytana
yükleyip bırakamaz. Asıl kınaması gereken
şeytana uyan nefsidir. Şeytan bu gerçeği
ahirette kendisini suçlayan inkarcılara karşı şöyle
bildirecektir:
“…Benim size karşı zorlayıcı bir gücüm yoktu,
yalnızca sizi çağırdım, siz de bana icabet ettiniz.
Öyleyse beni kınamayın, siz kendinizi kınayın.”
(İbrahim Suresi, 22)
İnsanların Düşmanı Oluşu
Şeytanın insanın başdüşmanı olduğu birçok
ayette belirtilmiştir.
“Yine O, hayvanlardan da irili ufaklı var edendir.
Allah’ın size rızık olarak verdiğinden yiyin de

şeytanın adımlarına uymayın. Çünkü o, sizin için
apaçık bir düşmandır. “ (Enam Sûresi 142)
“Hani biz meleklere, “Adem için saygı ile
eğilin” demiştik de İblis’ten başka hepsi saygı
ile eğilmişlerdi. İblis ise cinlerdendi de Rabbinin
emri dışına çıktı. Şimdi siz, beni bırakıp da İblis’i
ve neslini, kendinize dostlar mı ediniyorsunuz?
Halbuki onlar sizin için birer düşmandırlar. Bu,
zalimler için ne kötü bir bedeldir! “ (Kehf Sûresi
50)
““Ey ademoğulları! Ben size, şeytana kulluk
etmeyin. Çünkü o sizin için apaçık bir düşmandır.
Bana kulluk edin. İşte bu dosdoğru yoldur, diye
emretmedim mi?” (Yasin Sûresi 60-61)
Çünkü şeytanın insana vermek istediği zarar,
yeryüzünde hiç kimsenin veremeyeceği kadar
büyüktür. Şeytan insanın cehennemde sonsuza
kadar yanmasını ister. Bu sebeple de insanın
en büyük düşmanıdır. Bu gerçek ayetlerde
bildirilmektedir:
“Ey insanlar, yeryüzünde olan şeyleri helal ve
temiz olarak yiyin ve şeytanın adımlarını izlemeyin.
Gerçekte o, sizin için apaçık bir düşmandır.”

(Bakara Suresi, 168)
“Çünkü şeytan, insan için apaçık bir düşmandır.”
(Yusuf Suresi, 5)
İyilikten ve Hayırdan Yana Hiçbir Yönü Yoktur
Varlığını insana zarar ve sıkıntı vermeye adamış
olan şeytan, insanlar için hiçbir hayır ve iyilik
sahibi değildir. Şeytanın bu özelliği ayetlerde de
olarak bildirilmiştir.
“Her türlü hayırla ilişkisi kesilmiş” (Nisa Suresi, 117)
İnsanlar Üzerinde Pislik Oluşu
Şeytanın insan üzerindeki etkisi, Kuran’da “pislik”
olarak tanımlanır:
“…Sizi kendisiyle tertemiz kılmak, sizden şeytanın
pisliklerini gidermek, kalplerinizin üstünde (güven
ve kararlılık duygusunu) pekiştirmek ve bununla
ayaklarınızı (arz üzerinde) sağlamlaştırmak için
size gökten su indiriyordu.” (Enfal Suresi, 11)
Allah Katından Kovulmuşluğu
Şeytan itaatsizliği ve nankörlüğü yüzünden
Allah Katından aşağılanarak ve horlanarak
kovulmuştur. Zaten “şeytan” kelimesi de bizzat bu
kovulmuşluk anlamını içermektedir. Şeytanın bu
özelliği şu ayetlerde bildirilmektedir.
“Kur’an, kovulmuş şeytanın sözü değildir.” (Tekvir
Sûresi 25)
“Onu kovulmuş her şeytandan koruduk.” (Hicr
Sûresi 17).

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.