Bayram Fm

Büyük günahlar ve şeytan ( Şeytan’ın Hileleri )

Büyük günahlar ve şeytan ( Şeytan’ın Hileleri )
314 views
24 Haziran 2020 - 15:52

Şeytan, büyük günahları işlettiği kimselere şöyle
bir vesvese verir:
“Artık senin hayra bir kabiliyetin kalmadı, bundan
sonra dine dönemezsin Madem öyle, artık
keyfine göre yaşa! ”
İnsan aslında günahlardan rahatsızlık duyar
Bilerek veya bilmeyerek büyük günahlara giren
bir kimse, aslında bu halinden memnun değildir

Fıtratı tamamen bozulmamışsa tövbe etmek ve
bu halinden kurtulmak ister. Ancak, yukardaki
gibi bir vesveseye maruz kaldığında ümitsizliğe
düşebilir. Bundan kurtulmak için şu ayeti hatırlamak lazımdır:
“De ki: ‘Ey nefislerine zulmeden kullarım Allah’ın
rahmetinden ümidinizi kesmeyiniz. Çünkü Allah
bütün günahları affeder .Gerçekten O, GafurdurRahimdir’” (Zümer Suresi, 53)
Peygamber Efendimizin şöyle buyurmuştur:
“Sizden önceki devirlerde yaşayan bir adam,
doksan dokuz kişiyi öldürmüştü. Derken bir gün,
‘Buranın en büyük âlimi kimdir?’ diye soruşturdu.
Kendisine bir rahip tavsiye edildi. Bunun üzerine
o da rahibin yanına giderek,
‘Doksan dokuz adam öldürdüm, tövbe etsem
kabul olur mu?’ diye sordu. Rahip,
‘Tövben kabul olmaz’ deyince onu da öldürdü.
Daha sonra oranın en büyük başka âlimini
soruşturup ona gitti ve
‘Ben yüz adam öldürdüm tövbe etsem kabul

olur mu?’ dedi. Âlim zat ona:
‘Evet, tövbe etmene kim engel olabilir ki?’ dedi
‘Ancak filân yere git, orada Allah’a ibadetle
meşgul olan insanlar var; onlarla beraber sen de
Allah’a ibâdet et ve onlarla beraber ol.’
Bunun üzerine bu adam yola çıktı. yolu
yarıladığında da öldü. Rahmet melekleri ve azâp
melekleri bir araya geldi ve onun durumunu
görüştüler. Rahmet melekleri
‘Bu adam samimi tövbe ederek buraya geldi.
Onu biz götüreceğiz’ dediler. Azâp melekleri ise,
‘Bu adam henüz hiçbir iyilik yapmamıştır. Onu
biz götüreceğiz’ dediler. Derken arkadan insan
kıyafetinde bir başka melek bunların yanına
gelerek onlara şöyle dedi:
‘İki belde arasındaki mesafeyi ölçünüz. Hangi
tarafa daha yakın ise, adam o tarafa aittir.’
Bunun üzerine mesafe ölçüldü. Adamı varacağı
yere daha yakın buldular. Ve adam rahmet
meleklerine teslim edildi” (Müslim, Tevbe, 46)
İnsan günahlara meyilli bir varlıktır. Nefsine
mağlup olup şeytanın peşinden gitmeye
müsaittir. Ama tövbe kapısı can boğazdan
gidinceye kadar açıktır. Dolayısıyla, günaha
girenin kâfir olduğunu kabul etmek ağır bir
hükümdür. Günahkâr mümine “kâfir” değil “fasık”
adı verilir.
Ebedi cehennem kâfirler içindir. Günahları sevaplarından fazla olan bir mümin, cehennemde
ebedi kalmaz, cezasını çektikten sonra çıkar.

Bir Kıssa:
Şeytan Yolunu Değiştirir.
Resulullah’ın (s.a.v.) huzurunda oturan, Kureyş
kadınlarından birisi, yüksek ses ile konuşurken,
hz. Ömer (r.a.) gelip, içeri girmeye izin talep etti.
Kadınlar kalkıp, süratle perde arkasına çekildiler.
Hz. Ömer’e (r.a.) izin verilince içeri girdi. Baktı ki,
Resulullah (s.a.v.) gülüyor.
Hz.Ömer (r.a.) dedi ki,
“Allahü teala hazretleri mubarek dişlerini gül

dürsün, ya Resulullah! Neden dolayı gülersiniz ?”
Server-i kâinât hazretleri buyurdular ki,
“Bu kadınlara hayret ettim ki, benim yanımda
idiler. Ne vakit ki senin sesini işittiler, kaçıp, perde
arkasına girdiler.”
Hz. Ömer (r.a.) dedi ki:
“Ey kadınlar ! Beni görünce, Resulullah’ın
huzurunda olduğunuz halde, niçin korkup,
kaçtınız? Onun huzurunda rahat oturup,
korkmuyorsunuz!”
Kadınlar, perde arkasından dediler ki,
– Yâ Ömer! Sen yaratılışta şiddetli ve gadablısın.
Server-i kâinât buyurdular ki;
– Ey Hattâb oğlu! Sen sözünden ferâgat et!
Varlığım yed-i kudretinde olan Allahü teâlâya
yemîn ederim ki, şeytân yolda sana rastlasa, o
yolu bırakıp, başka yola sapar, yolunu değiştirir.


* Peygamberimizin (s.a.v.) kadınlar ile oturması
hicâb âyeti gelmeden evvel idi. Hicâb âyeti
gelince, kadınlar ile bir arada oturmadı.

HADİSİ ŞERİFLER
Kutubi Sitte
Cabir (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Şurası muhakkak ki kadın, şeytan suretinde gelir,
şeytan suretinde gider. Biriniz bir kadında hoşuna
giden bir husus görürse, hemen hanımına gelsin;
zira bu, nefsinde uyananı giderir.”
* * *

Huzeyfe (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Her kim rüyada beni görmüştür. Muhakkak
beni görmüştür. Zira şeytan benim suretimde
görünmez. Her kim, Ebu Bekir’i uykuda görür. Ebû
Bekir’i görmüştür. Zira şeytan Ebu Bekir’in suretinde
de görünmez.
* * *
Cabir (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki: “Kişi evine
döndüğü zaman içeri girerken ve yemek yerken
Allah`ın adını zikrederse, şeytan (avenelerine):
“Size burada gecelemek de yok akşam yemeği
de yok!” der. Ama kişi, eve girerken Allah`ı zikreder
fakat akşam yemeğini yerken zikretmezse, şeytan
(avenelerine): “Akşam yemeğine kavuştunuz
ama burada gecelemeniz mümkün değildir
der. Adam eve girerken ve yemeğe başlarken
“Bismillah!” diyerek Allah`ı zikretmezse, şeytan
(avanelerine): “Yemeğe de yetiştiniz, yatmaya
da!” der.
* * *

Cabir (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Bir kimse evine veya yatağına girince hemen
bir melek ve bir şeytan alelacele gelirler. Melek:
“Hayırla aç!” der. şeytan da: “Şerle aç!” der.
Adam, şayet (o sırada) Allah`ı zikrederse melek
şeytanı kovar ve onu korumaya başlar. Adam
uykusundan uyanınca melek ve şeytan aynı şeyi
yine söylerler. Adam, şayet: “Nefsimi, ölümden
sonra bana geri iade eden ve uykusunda
öldürmeyen Allah`a hamdolsun. İzniyle yedi
semayı arzın üzerine düşmekten alıkoyan Allah`a
hamdolsun” dese bu kimse yatağından düşüp
ölse şehit olur, kalkıp namaz kılsa faziletler içinde
namaz kılmış olur.”
* * *
İbnu Mes`ud (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Şeytan da, melek de insanoğluna sokularak
onun kalbine birtakım şeyler atarlar. Şeytanın

işi kötülüğe çağırmak, sonu fena ve zararlı
olan şeylere teşvik etmek ve hakkı yalanlamak,
haktan uzaklaştırmaktır. Meleğin işi hak ve hayra,
iyiliğe çağırmak ve kötülükten uzaklaştırmaktır.
Kim içinde hakka, hayıra, iyiliğe çağıran bir ses
duyarsa bilsin ki bu Allah`tandır ve hemen Allahu
Teala`ya hamdetsin. Kim de içinde şerr ve inkara
çağıran bir fısıltı duyarsa ondan uzaklaşsın ve
hemen şeytandan Allah`a sığınsın.” Resulullah
(s.a.v.) bu sözlerine şu mealdeki ayeti ekledi:
“Şeytan sizi fakir olacaksınız diye korkutur, size
cimriliği emreder..” (Bakara 268).
* * *
İbnu Ömer (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Sizden kimse sakın sol eliyle yiyip içmesin.
Çünkü şeytan soluyla yer içer.”
* * *

Ebu Hureyre (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) buyurdular ki:
“Evlerinizi kabirlere çevirmeyin, içerisinde Bakara
suresi okunan evden şeytan kaçar.”
* * *
İbnu`l-Müseyyeb (r.a.) rivâyet eder:
Resulullah (s.a.v.) ashabının (ra) arasında
otururken, bir adam Hz. Ebu Bekir`e hakaretamiz
sözler sarfederek cefa verdi. Ancak Hz. Ebu Bekir
(ra) adama karşı sükut etti. Adam ikinci sefer
aynı şekilde hakaret ederek eziyet verdi. O yine
sükut etti. Adam üçüncü sefer de eziyet verince
Hz. Ebu Bekir (adama hak ettiği cevabı vererek)
intikamını aldı. Bunun üzerine Hz. Peygamber
(s.a.v.) hemen kalktı. Hz. Ebu Bekir: “Ey Allah`ın
Resulü, yoksa bana darıldınız mı?” diye sordu.
“Hayır” dedi. “Ancak semadan bir melek inmiş,
sana söylediklerini tekzib ediyordu. Sen intikamını
alınca melek gitti, şeytan oturdu. Bir yere şeytan
oturdu mu ben orada duramam.”
* * *

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.