Bayram Fm

ÇOCUKLARIMIZA KOYABİLECEĞİMİZ GÜZEL İSİMLER

ÇOCUKLARIMIZA KOYABİLECEĞİMİZ GÜZEL İSİMLER
215 views
10 Haziran 2020 - 17:44

ÇOCUKLARIMIZA KOYABİLECEĞİMİZ GÜZEL İSİMLER

Çocuğa, Peygamberlerden bir Nebiyyi muhteremin
ismi koymak çok faziletlidir. Çünkü kıyamet gününde herkes isimleriyle çağrılacağından, Peygamberlere uyan ismin sahibi, o ismin bereketine ve sevabına nail olur. Bir
hadis-i şerifte:
Allahü Teâlâ’nın en çok sevdiği isimler Abdullah ve
Abdurrahman’dır, buyurulmuştur.
Çocuklar, güzel isimlerle isimlendirilmelidir. Fahr-i âlem
sallallâhü aleyhi ve sellem efendimiz, çirkin isimleri değiş-
tirmişlerdir.
Hazreti Ömer radıyallahü anh efendimizin bir kızı vardı.
Adını Âsiye (isyankâr) koymuştu. Onu değiştirdiler ve Cemile (güzel) adını kovdular.
İsimleri, peygamber isimlerine uyan çocukları tahkir
etmekten, onlara kötü söz söylemekten ve lanetleyerek
eziyet etmekten de çekinmek gerektir. Bu muamele, o
kimsenin bulunmadığı bir yerde olur ve ismi zikredilerek
yapılırsa daha çirkindir. Fakat, yüzüne karşı isim söylemeden te’dip etmekte bir sakınca yoktur.
Abdulaziz (Ar.): Esmâül Hüsnâ’dandır. İzzet ve şeref sahibi olan Allah’ın kulu. Müslümanların en çok kullandığı
isimlerdendir.
Abdulbaki (Ar.): “Bakî” kelimesi Esmâül Hüsnâ’dan biridir.
Sonsuz ve ölmez olan, varlığının sonu olmayan Allah’ın
kulu demektir.
Abdulcebbar (Ar.): “Cebbar” kelimesi Eamaül
Hüsnâ’dan biridir. Eksikleri tamamlayan, dilediğini zorla
yapmaya gücü yeten, kuvvet ve kudret sahibi Cenâb-ı
Allah’ın kulu.
Abdulcelil (Ar.): “Celîl” kelimesi Esmâül Hüsnâ’dan biridir.
Büyük olan, yüce ve celîl olan Allah’ın kulu. Hindistan’ın
meşhur şair ve ediplerinden bir zatın adıdır. (Abdulcelil
Belgirani).
Abdulfettah (Ar.): Fettâh kelimesi Esmâül Hüsnâ’dandır.
Her türlü zorlukları çözen ve kolaylaştıran, kullarının kapalı işlerini açan Cenâb-ı Allah’ın kulu demektir. 17. asırda
yaşamış İran’lı bir tarihçinin adıdır. (Abdulfettah Fümeni).
Abdulgaffar (Ar.): “Gaffar”kelimesi Esmâül Hüsnâ’dan
olup, Kur’ân-ı Kerim’de Allah-u Teâlâ’nın adı olarak çok
geçmektedir. Merhametli, bağışlaması çok olan, affedici olan Allah’ın kulu demektir.
Abdulhakim (Ar.): Esmâül Hüsnâ’dan biri olan “Hakîm”
kelimesi, Kur’ân-ı kerim’de Allah-u Teâlâ’nın adı olarak
çok geçmektedir. Emirleri ve bütün işleri hikmetli olan
Allah’ın kulu. Hicri 14. asrın başlarında yaşamış, Van do-
ğumlu olup Ankara’da vefat etmiş olan büyük bir âlimin
adıdır. (Abdulhakim Arvâsi).
Abdulkâdir (Ar.): “Kadir” kelimesi, Esmâül Hüsnâ’dan
olup her şeye gücü yeten demektir. Bu isim; her şeye
gücü yeten, istediğini istediği zaman yapma gücüne
sahip olan Cenâb-ı Allah’ın kulu anlamına gelir. Gavsul
Âzam namı ile bilinen, kadiri tarikatının kurucusunun adı-
dır. (Abdulkâdir Geylâni). Müslümanların çok kullandıkları
isimlerdendir.
Abdullah (Ar.): “Allah” ismi Esmâül Hüsnâ’mn birincisidir.
Mana itibariyle öteki isimlerin hepsini toplamaktadır.
Bundan dolayı, Esmâül Hünsâ içinde “Allah” ismi, İSM-İ
ÂZAM’dır. Allah’ın kulu demek olan “Abdullah” Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) en şerefli saydığı isimdir. Fazilet
bakımından en üstün olan isimdir. Peygamber Efendimizin (s.a.v) muhterem babalarının adı olan bu isim,
Müslümanlar tarafından çok fazla kullanılmaktadır. Peygamber Efendimizin (s.a.v) amcasını oğlunun da adıdır.
(Abdullah B. Abbas). Yine Hz. Ömer’in (r.a) oğlu da aynı
adı taşımaktadır. (Abdullah B. Ömer).
Abdurrahim (Ar.): “Rahim” kelimesi, Esmâül Hüsnâ’dandır. Çok merhamet edici, verdiği nimeti iyi kullananları daha büyük ve sonsuz nimetler vermek suretiyle
mükâfatlandırıcı, bağışlayan, affeden, acıyan Allah’ın
kulu. Müslümanların çok kullandıkları bir isimdir.
Abdurrahman (Ar.): Esmaül Hüsnâ’dan ikincisi olan
“Rahman” kelimesi, besmelede ve Kur’ân-ı Kerim’in bir-
çok yerinde Allah’ın adı olarak geçmektedir.
Ezelde bütün yaratılmışlar hakkında hayır ve rahmet
irade buyuran, mü’min-kâfir ayırt etmeyerek bütün
mahlûkatı sayısız nimetlere mahzar kılan Cenâb-ı Allah’ın
kulu. Peygamber Efendimizin (s.a.v) faziletli saydığı isimlerden ikinci sırayı teşkil eden bir isimdir.
Müslümanlar tarafından çokça kullanılan bir isimdir.
Cennetle müjdelenen on kişiden biri olan ashâb-ı kiramdan birinin adıdır. (Abdurrahman b. Avf.)
Abdussamed (Ar.): Esmaül Hüsnâ’dan biri olan “Samed” kelimesi, Kur’ân-ı Kerim’de Allah’ın sıfatı olarak İhlâs
Suresinde geçmektedir. İhtiyaçların bitirilmesi, ızdırapların
giderilmesi için tek merci olan, ebedî ezelî olan, hiçbir
şeye ve hiçbir kimseye muhtaç olmayan Allah’ın kulu.
Ahmed (Ar.): Çok metheden, övülmeye ve methedilmeye lâyık. Çok sevilen. Peygamberimizin (s.a.v) isimlerinden biri. Türk tarihinde devlet adamı, âlim ve sanatkâr
olarak ün yapmış 114 tane Ahmet vardır. Dört kutuptan
biri olan, Mısır’ın en büyük velîlerinden İmam-ı Rabbânî
adıyla tanınan, ikinci bin yılın müceddidi olan büyük zatın
adıdır. (Ahmed-i Fârukî).
Akşemseddin (Tür. Ar.): Din güneşinin beyaz ve temiz olanı. İstanbul’un fethi sırasında Eyyub Sultan Hazretlerinin kabrini keşfeden büyük velînin adıdır. Fatih Sultan Mehmed’in hocasıdır. Şu anda kabri, Bolu’nun Göynük ilçesindedir.
Alâeddin (Ar.): Dinin yüce kişisi, şereflisi, büyüğü. Dini
yükseltmek için din yararına çalışan kişi. Osman Gazi’nin
çocuklarından birinin adıdır. Babasının vefatından sonra beyliği ağabeyine bırakmış, kendisi bir köye çekilerek
ilimle meşgul olmuştur. Bu isim Müslümanlar tarafından
çok kullanılmaktadır.
Ali (Ar.): Üstün, yüce, yüksek, şerif ve aziz, şan ve şeref
sahibi, meşhur. Bu kelime Esmaül Hüsnâ’dandır.
Aydoğdu (Tür.): Ay gibi nurlu, parlak ve ışıklı doğan. Ertuğrul Gazi’nin oğlu ve torununun adıdır.
Ayhan (Tür.): Ay gibi güzel ışıklı ve hükümdar. Oğuz hanın 6 oğlundan ikincisinin adıdır.
Bedirhan (Ar.): Padişahın en iyisi, hükümdarın en güzeli
ve sevimlisi.
Bilge (Tür.): Bilgili, âlim, geniş ve derin bilgisi olan
Birdal (Tür): Tutulacak tek dal. Güvenilecek tek kişi.
Birol (Tür.): Eşsiz ve benzersiz olmak, tek olmak.
Bünyamin (Ar.) Sağın oğlu, sağ ehli. Yakub Aleyhisselâm’ın
en küçük oğlunun adı. Yusuf Aleyhisselâm’ın hikâyesinde
kendisinden geniş bir şekilde bahsedilir.
Cafer (Ar.): Küçük akarsu, çay, Peygamber Efendimizin
amcazadesi olan, Hz. Ali’nin kardeşi olan ve İslâm uğruna iki kolu kesilerek şehit olan sahabenin adıdır. (Cafer-i
Tayyar). Yine Hz. Ali’nin (r.a) torununun torunu olan 12
imamın altıncı olan imamın adıdır. (Cafer-i Sâdık).
Celâleddin(Ar.): Dinin azametlisi, büyüğü. Harzemşah
soyunun 7. ve son hükümdarı olup Cengiz Han’ın ordularını defalarca yenmiş, cesur ve irfan sahibi bir zatın adıdır.
Harzem’de, Hind’de, Irak’ta, Azerbaycan’da dört devletin meydana gelmesine muvaffak olan bu büyük şahsiyet (Celâleddin-i Harzemşah), Moğol taarruzlarından
birisinde bir dağa çekildiği sırada, bir çapulcu gurubu
tarafından sırtından hançerlenerek şehit edildi.
Cuma (Ar.): Haftanın beşinci günü. Müslümanların ibadet ve bayram günü. Cuma günü kılınan öğle namazı.
Toplanma. Kur’ân’ın 62. suresinin adı.
Çelebi (Tür.): Nazik, görgülü, efendi anlamlarında kullanılan bir kelime. Osmanlı yazı dilinde 17. asra kadar hü-
kümet erkânının, din adamlarının, meşhur müelliflerin vb.
unvanı ve lâkabı olarak kullanılmıştır. Musa çelebi, Süleyman Çelebi. Bu kelimeyi ilk kez lâkap olarak almış olduğu
bilinen meşhur şahsiyet ise, Mevlâna’nın yardımcısı olan
Çelebi Hüseyin’dir.
Ebrar (Ar.): Dost, ahbap, üçüncü halife Hz. Osman b.
Affan’ın (r.a) oğlunun adıdır.
Erkam (Ar.): Rakamlar, sayılar. Yazılar, resimler, ilk Müslü-
man olan sahabelerdendir. Bu sahabenin evi, İslâmiyet’in
yayıldığı ilk yıllarda Peygamberimize vermiş ilk Müslümanlara bir nevi sığınak vazifesi görmüştür.
Faruk (Ar.): Doğruyu yanlıştan, haklıyı haksızı ayırmada
çok mahir olan, adaletli. Keskin bir işi sonuca ulaştıran.
Hz. Ömer’in (r.a) lâkabıdır.
Fatih (Ar.): Fetheden, zapteden, ele geçiren, ülke alan,
açan, kapıları selâmet üzere açan anlamlarına gelir.
Cenâb-ı Hakk’ın bir sıfatıdır. İstanbul’u fethetmekle orta
çağı kapatıp yakın çağı açan Sultan II. Mehmet’in unvanıdır.
Fethullah (Ar.): Allah’ın fethi, Allah’ın fethe müyesser kıldığı kişi.
Feyzullah (Ar.): Allah’ın feyzi, bereketi. Allah’ın ilim ve irfan verdiği kişi. Sultan II. Ahmet Han zamanında iki defa
Şeyhülislâm makamına geçmiş bir zatın adıdır.
Günay (Tür): Gündüz, gün aydınlığı, ay.
Habil (Ar.): Hz. Âdem’in oğullarından birinin adıdır.
Hamdi (Ar.): Hamdeden. Allah’a şükreden. Allah’a
hamdeden.
Hamza (Ar.): Arslan, heybetli, azametli. Peygamberimiz’in (s.a.v) amcalarından birinin adıdır. Uhud savaşında şehit edilmiş olan seçkin sahabelerden biridir.
Hasan (Ar.): Güzellik, güzel. Güzel olmak. Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) torunlarından birinin adıdır. Cennetle müjdelenmiştir.
Hikmetullah (Ar.): Allah’ın hikmeti, yalnızca Allah’ın bileceği iş.
Hüseyin (Ar.): Küçük güzel, küçük sevgili. Peygamber
Efendimiz’in (s.a.v) torunlarından birinin adı. Hz. Ali’nin (r.a)
oğlunun adıdır. Kerbelâ’da şehit edilmiştir.
İbrahim (Ar.): İnsanların babası. Merhametli baba. Oğlu
İsmail’i Allah yolunda kurban etmekle imtihan olmuş, bü-
yük peygamberlerden birinin adıdır. Ayrıca Hicri 3. asırda
yaşamış olan büyük bir âlimin adıdır. (İbrahim b. Ethem).
İsmail (Ar.): İbrahim Aleyhisslâm’ın Allah’a kurban olarak
adadığı oğlunun adıdır. Kur’ân-ı Kerim’de adı geçen ve
babası ile birlikte Kabe’yi inşa eden İsmail Aleyhisselâm’ın,
Peygamberimiz’in (s.a.v) atasıdır.
Kerimullah (Ar.): Allah’ın lütfü, cömertliği, iyiliği.
Lokman (Ar.): Ahlâkî öğütleri ve tıpba dair sözleri ile tanınan, Peygamber mi veli mi olduğu hakkında ihtilâf edilen ve Kur’ân-ı Kerim’de adından bahsedilen mübarek
bir zattır. Kur’ân-ı Kerim’de 31. sûrenin adıdır.
Mahmud (Ar.): Övülmüş, methedilmiş, sena edilmiş.
Sevgili Peygamberimizin (s.a.v) isimlerindendir. Kur’ân-ı
Kerim’de Peygamberimizin (s.a.v) makamı olarak geç-
mektedir. (Makam-ı Mahmud.) Yine Karahanlılardan olan
bir Türk bilgininin adıdır. (Kaşgarlı mahmud).
Mehdi (Ar.): Doğru yolda olan, hidayete eren, doğru
yolu tutan. Hidayete vesile olan. Kendisine Allah tarafından yol gösterilen.
Cenâb-ı Allah, her asırda, her fitne zamanında Mehdi
manasında bir zatı gönderip onunla İslâm dinine destek vermiştir. Âhir zamanda gelip, bütün Müslümanları
imanın ve Kur’ân’ın hakikatlerini anlatan eserleri ile uyandıracak, dinlerini takviye ve imanlarını yenileyecek olan
Peygamberimiz’in (s.a.v) ehlinden bir zattır.
Nurullah (Ar.): Allah’ın nuru. Allah’ın aydınlık nurlu kişisi.
Osman (Ar.): Toy kuşu yavrusu. Ejderha yavrusu. Yılan
yavrusu. İslâm’a ilk girenlerin beşincisi olan ve cennetle
müjdelenen sahabelerden İslâm’ın üçüncü halifesi olan
zatın adıdır. Peygamber Efendimizin (s.a.v) iki kızıyla ev
lenme şerefine erdiği için kendisine “Zinnureyn” (İki nur
sahibi) unvanı verilmiştir.
Ömer (Ar.): Dirilik, canlılık, yaşama, ömür sürme. Cennetle müjdelenen sahabelerden biri olan ve İslâm’ın ikinci halifesinin adıdır. (Hz. Ömer b. Hattab) Adaleti dillere
destan olan Hz. Ömer, hak ile batılı ayırt etmekte mahir\
olduğundan kendisine Peygamberimiz (s.a.v) tarafından
“Ömer-ül Faruk” denilmiştir. Yine Libya’nın kurtuluşunda liderlik yapmış bir zatın adıdır. (Ömer Muhtar).
Recep (Ar.): Heybetli, gösterişli, azametli, yüceltmek.
Cennette bir nehir ismi. Mübarek üç ayların birincisi ve
hicri kameri takvimin 7. ayının adıdır. Genellikle bu ayda
doğan çocuklara isim olarak konulmaktadır.
Salih (Ar.): Dinin emrettiği şeylere uygun hareket eden.
Faziletli, takvalı, yararlı, uygun, yakışır. Yetkisi bulunan,
hakkı olan. Semud kavmine gönderilen Peygamberin
adıdır. Salih amel anlamında ve Peygamberin adı olarak
geçmektedir.
Süleyman (Ar.): Barış demektir. İbranice “Saloman”dan
gelmektedir. Davud Aleyhisselâm’ın oğlu olan Benî İsrail’in
Peygamberlerinden birinin adıdır. 40 sene hem Peygamber hem de padişahlık yapmıştır. Yine Avrupalıların “Muhteşem Süleyman” dedikleri, zamanında dünyanın en
büyük imparatorluğuna sahip olan Osmanlı Padişahının
adıdır. (Kanunî Sultan Süleyman).
Şaban (Ar.): Aralık, fasıla. Hicri kameri ayların 8. üç ayların ikincisinin adıdır. Memluk sultanlarından bazılarının
adıdır. Genellikle bu ayda doğan çocuklara isim olarak
verilmektedir.
Taceddin (Ar.): Dinin tacı. Dinin değerli ve sevilen
kişisi.
Tahsin (Ar.): Güzel bulup beğenmek ve takdir etmek.
Güzelleşme, güzel kılma, süsleme.
Tayyib (Ar.): Temiz, güzel, hoş, helâl, güzel kokulu. Peygamberimize (s.a.v) Cenâb-ı Hakk tarafından güzel kokular verildiğinden kendisine “Tayyib” denilmiştir.
Tekin (Ar.): Uğurlu, hayırlı, baş. İçinde kötülük bulunmayan, zararsız.
Veysel (Ar): Bu ismin aslı “Üveys el Karani”dir. Üveys kelimesi; kurtçuk, kurt anlamına gelir. Hz. Ebu Bekir ve Hz.
Ömer (r.a) devirlerinde Medine-i Münevvere’de çok hürmet görmüş, tabiin büyüklerinden olup, Resûlullah’ın
(s.a.v) medh-ü senasını yaptığı büyük bir velînin adıdır.
Yahya (Ar.): Canlı, hayat süren. Kur’ân-ı kerim’de adı
geçen Peygamberlerden biridir. Zekeriya Aleyhisselâm’ın
oğludur.
Yakub (Ar.): Erkek keklik. Ardından gelen. Yerini alan. Halef olan. Kur’ân-ı kerim’de adı geçen Peygamber, Yusuf
Aleyhisselâm’in babasıdır.
Yasin (Ar.): Kur’ân-ı Kerim’de bu isimle anılan surenin ba-
şındaki mukatta harflerdir. İnsan, ey seyyid anlamındadır.
Peygamberimiz’e (s.a.v) yaratılış, ahlâk ve edep olarak
en yüksek olduğu herkesçe bilindiğinden dolayı bu isim
verilmiştir.
Zeynelabidin (Ar.): İbadet edenlerin en güzeli, ibadet
edenlerin süsü. Oniki imamın dördüncüsü olan zatın
adıdır. Peygamberimiz’in (s.a.v) torunu olan Hz. Hüseyin’in ortanca oğlu. Asıl adı Ali’dir. Tabiin büyüklerindendir.
Medine’de vefat etmiştir.
Aişe (Ar.): Yaşayan, bolluk içinde rahat ömür süren, dirilik
hayat. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) zevcesi ve Hz. Ebu
Bekir’in (r.a) kızı olan muhterem annemizin adıdır. İslâmî
bilgisi ve fakihliğiyle meşhurdur. Ayşe olarak telaffuz edilmektedir.
Akay (Tür.): Ayın tam bir daire olarak dolgun, parlak gö-
ründüğü anı, beyaz ay, dolunay. Mecazî anlamı: dolunay gibi parlak ve temiz olan kadın demektir. Ak ile ay
kelimelerinden teşekkül etmiş birleşik bir isimdir.
Amine (Ar.): Gönlü olan, kalbinde korku olmayan. Peygamber efendimizin (s.a.v) muhterem annelerinin adıdır.
Peygamberimiz henüz 6 yaşında iken vefat etmiştir.
Arzu (Tür.): İstek bir kimseye veya bir şeye karşı duyulan istek. Heves, meyil. Özlemek. Arzu ile Kamber aşk
hikâyesinin kadın kahramanının adıdır.
Belkıs (Ar.): Süleyman peygamber zamanında
Yemen’de Sebe şehrinde hüküm süren Himyerilerden bir
kraliçedir. Süleyman Aleyhisselâm onu Filistin’e çağırdı ve
imana davet etti. o da gelip iman etti.
Betül (Ar.): Erkeklerden çekinen, namuslu kadın. Kendisini Allah’a vermiş ve gönlünde başka hiçbir alakaya yer
bırakmamış kadın. Peygamber Efendimiz’in (s.a.v) kızı Hz.
Fatıma ile, İsa Aleyhisselâm’ın annesi Meryem validemizin lâkaplarıdır.
Beyza (Ar.): Çok beyaz. Çok temiz. Parlak günahsız.
Cennet (Ar.): Bahçe. Allah’ın mü’min kullarına vadettiği ölümden sonraki.âlemde bulunan ebedî mükâfat
yeri. Cennetin tabakaları:. Dâr-ül .Celâl, Dâr-ül Selâm,
Cennet’ül Me’va, Cennet-ül Huld, Cennet-ün Naim,
Cennet-ül Firdevs, Cennet-ül Adn, Cennet-ül Vesile.
Deniz (Tür.): Derya, yeryüzünün dörtte üçünü kaplayan
büyük su kütlesi. Mecazî anlamı: gönlü zengin, varlıklı, her
şeyi bol olan.
Dilber (Far.): Gönül alan, güzel, kalbe hoş gelen.
Esma (Ar.): İsimler. Hz. Ebu Bekir’in (r.a) muhterem kızının
ismidir.
Fatıma (Ar.): Sütten kesilmiş. Kendisi ve zürriyeti cehennemden kurtulmuş. Peygamber Efendimizin (s.a.v) ilk
zevcesi Hz. Hatice’den olma kızlarından birinin adıdır. Dilimizde “Fatma” şeklinde söylenmektedir.
Goncagül (Far.): Tomurcuk gül. Yeni serpilmekte olan
sevgili.
Göknur (Tûr.-Ar.): Göğün aydınlığı, kutsal ışığı.
Gönül (Tür.): Duygu, his, aşk. İstek, arzu, heves, niyet.
Huy, karakter. İnsanın manevi varlığının ifadesi, inanç ve
duygularının kaynağı.
Gülbahar (Far.): Baharın gülü.
Gülçiçek (Far.-Tür.): Çiçeklerden güle benzeyen güzel
kadın demektir. Sultan Beyazıd’ın annesinin ismidir.
Güldeste (Far.): Gül demeti. Güler (Far.): Gülen, sevinçli,
güler yüzlü.
Gülistan (Far.): Gül bahçesi, güllük.
Gülizar (Far.): Gül yanaklı, al yanaklı.
Hatice (Ar.): Erken doğan, vaktinden önce doğan çocuk. Peygamber efendimizin (s.a.v) ilk eşi ve ilk Müslüman
olan kadın olan muhterem annemizin adıdır.
Hatun (Ar.): Kadın, hanım. Yüksek şahsiyetli kadınlara
veya hükümdar eşlerine verilen unvan.
Kibariye (Ar.): Büyüklüğe dair, ululukla ilgili, terbiyeli, görgülü, ince ve nazik kadın.
Kiraz (Tür.): Gülgillerden olup yaprakları çıkmadan önce
çiçek açan, çekirdekli meyve ağacı.
Kübra (Ar.): Büyük ve ulu olan. Peygamber Efendimizin
(s.a.v) ilk eşi olan mübarek annemizin ismidir. (Haticet-ül
Kübra).
Menekşe (Ar.): Bir çok çeşidi bulunan, koyu mor çiçek
açan süs bitkisi. Koyu mor renk.
Merve (Ar.): Mekke’de bulunan iki küçük tepeden birinin
adı olup, hacılar bu iki tepe (Safa-Merve) arasında sa’y
ederler.
Mihriban (Far.): Merhamet ve şefkat sahibi, muhabbetli,
sevimli, yumuşak huylu ve güler yüzlü.
Müjde (Far.): Sevinç haberi. Hayırlı, sevinçli bir haber
getirene verilen bahşiş.
Münire (Ar.): Nurlandıran nurlu, parlak, aydınlatıcı.
Nilüfer (Far.): Yaprakları yuvarlak ve geniş olan, beyaz,
mavi, sarıçiçekler açan bir cins su bitkisinin adıdır. Sultan207
Evlilik ve Mahremiyet
Orhan’ın hanımının ismidir.
Nurdan (Ar.): Nur tanesi, nura ait, nurdan yapılmış.
Rüya (Ar.): Uyku sırasında görülen şey. Düş, umut, hayal.
Selamet (Ar.): Her türlü korku, sıkıntı ve kusurdan uzak
emniyet içinde olma. Kurtulma, kurtuluşa ermek, esenlik.
Sema (Ar.): Gökkubbe, gökyüzü. Her şeyin damı. Gölgelik, bulut ve benzeri örtü.
Sümbül (Far.): Zambakgillerden, salkım çiçekli, keskin
kokulu bir bitkinin adıdır. Mecazi anlamı: güzellerin saçı
demektir. Sümbül olarak da telaffuz edilir.
Sümeyye (Ar.): Küçük gökyüzü, küçük sema. İlk Müslümanlardan ve İslâm uğruna ilk şehit olan kadın sahabenin adıdır. Bu mübarek hanım, Ammar bin Yâsir’in
annesidir.
Şengül (Tür.): Bakıldığında insanın içini açan gül. Mecazi anlamı: gül gibi güzel, neşeli kadın.
Tuba (Ar.): Ne hoş, ne iyi. Her şeyin iyisi ve üstünü. İyilik,
güzellik baht, saadet, hayır. Cennette bulunan ve kökü
göklerde, dalları aşağıda olan ağacın ismi.

Sitemizde yayınlanan haberlerin telif hakları gazete ve haber kaynaklarına aittir, haberleri kopyalamayınız.

%d blogcu bunu beğendi: